B.Ç.'nin Avukatı Hakkında Yasal İşlem
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Barosu'ndaki kaydı silindiği halde, yazar Hüseyin Üzmez'in yargılandığı "çocuğun cinsel istismarı" davasına mağdur çocuğun avukatı olarak katıldığı bildirilen Alperen Akdemir hakkında yasal işlem başlattı.
Ntvmsnbc - 20.11.2008 17:03
Haberin Devamı >>
|
Son Dakika Haberler
- Bm Gazze İçin Ateşkes Tasarısını Onayladı
Gazze için acil ateşkes öneren tasarı kabul edildi.
- Bm Güvenlik Konseyi İsrail E "Derhal Ateşkes" Çağrısı ...
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Gazze Şeridi'nde İki Haftadır Askeri Operasyon Düzenleyen İsrail'e 'Derhal Ateşkes' Çağrısı Yaptı.
- 'iç Çamaşırı Çekmecelerini Bile Aradılar'
Gözaltına alınan YÖK eski Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz'ün eşi Güniz Gürüz, polislerin önceki gün gözaltı ve arama için eve geldiklerinde yaşadıkların...
- Kaçan Yarbay Dönmez, Emin Gürses'in Öğrencisi Çıktı
Muvazzaf subaylardan albay Dönmez'in Ergenekon davasından tutuklu öğretim görevlisi Emin Gürses'ten Sakarya Üniversitesi'nde bir yıl ders aldığı öğren...
- Jitem'le İlgili Yargılamalar Hep Tümgeneral Şenel'den Döndü
Gözaltına alınanlar arasında bulunan emekli Tümgeneral Erdal Şenel, ilginç özelliklere sahip.
- 03:00 Rumlar, Rusya'dan 41 Adet Modern Ağır Tank Alacak
Rum Politis gazetesinin haberine göre, Rusya'dan tank alımı için serbest bırakılan ödenek, bir Tank Süvari Taburu'nun ihtiyacına karşılık gelen 41 ade...
- 04:50 Almanya'da Evlilik Harçları Artırıldı
Alman Evlendirme Memurları Birliği (BDS) tarafından Bad Salzschlirf kentinde yapılan açıklamada, harçların sadece Berlin ve Thüringen eyaletlerinde 33...
- 05:00 İngiliz Times Gazetesi: İsrail, Gazze'de Fosfor Bombası Ve Tartışmalı Mühimmat Ku...
İngiliz The Times gazetesi, İsrail'in, Gazze Şeridi'ne 27 Aralık 2008'de başlattığı saldırılar sırasında fosfor bombası ve diğer tartışmalı mühimmat k...
- Danıştay Seçim Listelerini İptal Edebilir
Danıştay, 'seçmen kütüklerinin iptali başvurusunu' gündemine aldı. Yürütmeyi durdurma çıkarsa, askıdaki liste geçersizleşecek.
- Gazze'de Ateşkes
BM GÜVENLİK KONSEYİ
İSRAİL'E
GAZZE'DEN ÇEKİLME
ÇAĞRISI YAPTI
|
Bursa Çeşitli kaynaklar ve arkeolojik bulgular, antik dönemde Pisidia olarak adlandırılan bölgede yer alan Burdur ilinde Paleolitik Çağdan bu yana yaşanıldığını göstermektedir. Yeşilova ilçesinin Başkuyu köyünde bulunan kaya resimlerinden anlaşıldığına göre Paleolitik Çağda bu bölgede ilk insanın varlığı kesinlikle anlaşılmıştır.
İl merkezine bağlı Hacılar Köyünde yapılan kazılarda M.Ö. 7 bin yıllarına tarihlenen "Keramiksiz Neolitik" üzerinde lX-VI katlar (M.Ö.5400), insanın yeryüzünde hayvanı ehlileştirip, köyler kurarak çanak çömlek yapmasını öğrendiği, toplayıcılıktan üretime geçerek belli bir yere bağlandığı merkezlerin en önemlilerindendir. Burada ortaya çıkarılan ana tanrıça figürleri ile boyalı insan yüzlü çanak çömlekleri dünya arkeolojisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bölge, Frig, Roma, Bergama Krallığı ve Bizans dönemlerini yaşamıştır. Daha sonra Selçuklular, Hamitoğulları ve Osmanlılar bölgede hakim olmuşlardır. | İstanbul
İstanbul, Osmanlı'nın 3. Başkenti...
Türkiye'nin Şaheserlerinden Biri Olarak İstanbul
Her ne kadar tarihi şehirde daha erken buluntulara rastlanmamış ise de; kentin Haliç bölgesinde ve Asya kısmında yapılan kazılarda ele geçen buluntular bölgedeki ilk yerleşimin MÖ 3 Bin yıllarına dayandığını göstermektedir. Byzantion olarak anılan kentin Akropolü bugünkü Topkapı Sarayının bulunduğu alanda yer almaktaydı. Haliç, günümüzde de kullanılmakta olan sakin bir limana sahiptir. Buradan başlayan kuvvetli bir sur şehri çevreleyerek Marmara Denizi'ne ulaşırdı. Byzantion, bir liman ve ticaret şehri olarak Roma Imparatorluğu döneminde de yaşamını sürdürürken, M.S. 191 yılında başlayan ve iki yılı aşan bir kuşatmadan sonra Roma Imparatoru Septimus Severius tarafından fethedilerek yerle bir edilmiştir. Aynı Imparator tarafından sonradan baştan inşa edilen şehir genişletilmiş ve yeniden donatılmıştır.
M.S. 4. yüzyılda Roma İmpatorluğu çok genişlemiş, İstanbul stratejik konumundan dolayı İmparator Büyük Konstantin tarafından Romanın yerine yeni başkent olarak seçilmiştir. Kent 6 yılı aşkın bir sürede yeniden düzenlenmiş, surlar genişletilmiş, bir çok tapınak, resmi binalar, saraylar, hamamlar ve hipodrom inşa edilmiştir. 330 yılında yapılan büyük merasimlerle kentin Roma Imparatorluğunun başkenti olduğu resmen açıklanmıştır. Yakın çağın başladığı dönemde Ikinci Roma ve Yeni Roma adları ile anılan kent, daha sonra "Byzantion" ve geç devirlerde Konstantinopolis olarak adlandırılmıştır. Halk arasında ise kentin adı tarih boyunca "Polis" olarak anıla gelmiştir.
Büyük Konstantin'den sonraki imparatorların şehri güzelleştirme çabalarının devam ettiği görülür. Kentteki ilk kiliseler de Konstantin'den sonra inşa edilmiştir. Batı Roma Imparatorluğunun 5. yüzyılda çökmesi nedeniyle İstanbul uzun seneler Doğu Roma İmparatorluğunun (Bizans) başkenti olmuştur. Bizans döneminde yeniden inşa edilen kent surlarla tekrar genişletilmiştir. Günümüzdeki 6492 m. uzunluğundaki ihtişamlı şehir surları İmparator Il. Theodosius tarafından yaptırılmıştır. 6. yüzyılda nüfusu yarım milyonu aşan kentte, İmparator Justinyen idaresinde bir altın çağ daha yaşanmıştır. Günümüze gelen meşhur Ayasofya, bu İmparatorun eseridir. Bizans İmparatorluğu ve başkent İstanbul'un sonraki tarihi, saray ve kilise entrikaları, İran ve Arap saldırıları ve sık değişen imparator sülalelerinin kanlı kavgaları ile doludur.
726-842 yılları arasında kara bir devir olan Latin egemenliği, 4. Haçlı seferinin 1204 yılında şehri istilası ile başlamış, tüm kilise ve manastırlar ile abidelere kadar şehir yıllar boyu talan edilmiştir. 1261'de idaresi tekrar Bizanslıların eline geçen kent eski zenginliğine tekrar kavuşamamıştir. Kent, 53 günlük bir kuşatma sonrası 1453'te Türklerin eline geçmiştir.
Fatih Sultan Mehmet'in savaş tarihinde ilk defa kullanılan iri boyutlardaki topları Istanbul surlarının aşılmasının bir sebebidir. Osmanlı Imparatorluğunun başkenti buraya taşınmış, ülkenin çeşitli yerlerinden getirilen göçmenlerle şehir nüfusu arttırılmış, boş ve harap olan şehrin imar çalışmalarına başlanmıştır. Şehrin eski halkına din hürriyeti ve sosyal haklar tanıyarak, yaşamlarını sürdürmeleri sağlanmıştır. Fatihin tanıdığı haklardan dolayı Hıristiyan Ortodoks Kilisesinin başı olan Patrikhane günümüze kadar yerinde kalmıştır. Fetihten yüzyıl sonra da Türk Sanatı şehre damgasını vurmuş, kubbeler ve minareler şehir siluetine hakim olmuştur.16. yüzyıldan itibaren de Osmanlı Sultanlarının Halife olmalarından ötürü Istanbul tüm Islam dünyasının da merkezi olmuştur.
Sultanların idaresinde şehir tamamen imar edilmiş, büyüleyici bir atmosfere bürünmüştür. Bu devirdeki İstanbul tarihinin renkli sayfalarında, geniş bölgeleri tahrip eden, sık sık çıkan yangınlar vardır. Eski akropolde kurulu Sultan Sarayı Boğaziçi'nin ve Haliç'in eşsiz manzarasına hakimdir. 19. yüzyıldan itibaren Batı dünyası ile sıklaşan temaslar sonrası, camiler ve saraylar, Avrupa mimarisi tarzında, Boğaziçi kıyılarına inşa edilmeye başlanmıştır. Kısa sürede inşa edilen bir çok saray çöküş devrinin de sembolleridir. Istanbul, bir diğer dünya imparatorluğunun sona ermesine I. Dünya Savaşının bitişine şahit olmuştur.
Imparatorluk bölünmüş, iç ve diş düşmanlar kendi payları için mücadele ederken, Türk ordusunun asil bir komutanı da Türk ulusu için mücadeleye girişmiştir. Mustafa Kemal ismindeki bu milli kahraman, 4 yılı aşan Kurtuluş Savaşından sonra Türkiye Cumhuriyetini 1923 yılında kurmuştur. Başkentin Ankara'ya taşınması Istanbul'un önemini değiştirmemiştir. Bu eşsiz şehir büyüleyici görünümü ile yaşamını devam ettirmektedir. |
|