Aziz Petrus Kilisesi, Gaziantep'in Aya İrini'si Olacak
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Tarihi ve Kültürel Dokunun Canlandırılmasına Yönelik Yürüttüğü Çalışmalar ile Geçmişi Bugünle Buluşturmaya Devam Ediyor.
Haberler.com - 18.11.2008 14:11
Haberin Devamı >>
|
Son Dakika Haberler
- Yüksekova'daki Cinayetle İlgili 1 Kişi Gözaltına Alındı
Hakkari'nin Yüksekova İlçe Emniyet Müdürlüğü, Kaybolduktan 3 Gün Sonra Cesedi Bulunan İlkokul Öğrencisi Kayhan Bulut'un Soruşturması Kapsamında 25 Öğr...
- Dtp Ergenekon'a Sahip Çıktı
DTP İstanbul Milletveli Sebahat Tuncel, Ergenekon Soruşturması Hakkında, 'Çok Önemli Bir Dava' Nitelendirmesinde Bulundu.
- İsrail Ordusu: "Operasyonu Kısa Sürede Bitirmek İçin ...
İsrail Ordusu Sözcülerinden İlan Tal, Gazze Şeridi'nde Orantısız Güç Kullandıkları Suçlamalarıyla İlgili Olarak, 'Kullanılan Güç Miktarı, Operasyonu M...
- Güneydoğu'ya Büyük Destek
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Güneydoğu'da İstihdama Yönelik Önemli Bir Projeyi Hayata Geçiriyor.
- Üniversitede Başörtüsü Eylemi
Anadolu Gençlik Derneği Üyeleri, Üniversitelerdeki Başörtüsü Yasağını Protesto Amacıyla Başlattıkları Eylemlerin 25.'sinde Yine Beyazıt'ta Bir Araya G...
- Üniversite Öğrencilerinden Filistin'e Destek
İstanbul Üniversitesi'nde Öğrenim Gören Bir Grup Öğrenci Gazze Katliamının Sorumlusu İsrail'i Kınayarak Filistin'e Destek Verdi. Öğrenciler Protesto E...
- Mardin'de, İnternet Üzerinden Tanışılan Yabancı Uyruklu ...
Mardin Belediyesi Evlendirme Dairesi Müdiresi Sevgi Yağmurcukardeş, İnternet Üzerinden Tanışılan Yabancı Uyruklu Kadınlarla Evliliklerin Arttığını Bel...
- Karamanlis'in Yeni Hükümeti, Skandallar Ve Anketlerin ...
Yunanistan'da Yeni Kabine Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas ve Atina Başpiskoposu İeronimos'un Huzurunda Yemin Ederek Görevine Başladı.
- Sun'dan Açık Kaynak Günleri
Sun Microsystems Türkiye, açık kaynaklı yazılım geliştiricileri için ücretsiz atölye çalışmaları başlatıyor.
- Mehmet Polat Gençlerbirliği Yolunda
Gaziantepspor'da kadro dışı bırakılarak kendisine kulüp bulması istenilen Mehmet Polat, Gençlerbirliği ile anlaşmak üzere olduğunu açıkladı.
|
Gaziantep
Gaziantep tarihinin oluşumunda ve niteliğinde yer unsurunun önemi büyüktür. Bölgenin, ilk uygarlıklarının doğduğu, Mezopotomva ve Akdeniz arasında bulunuşu güneyden ve Akdeniz'den doğuya, kuzeye ve batıya giden yolların kavşağında oluşu, uygarlık tarihine ve bugüne yön vermiştir. Bu nedenle Gaziantep tarih öncesi çağlardan beri insan topluluklarına yerleşme sahası ve uğrak yeri olmuştur. Tarihi İpek Yolunun da buradan geçmiş olması ilin önemini ve canlılığını devamlı olarak korumasını sağlamıştır.
Gaziantep'in tarih devirleri Kalkolitik, Paleolitik, Neolitik dönemler, Tunç Çağı, Hitit, Med, Asur, Pers, İskender, Selefkoslar, Roma ve Bizans, İslam-Arap ve İslam-Türk devirleri olarak sıralanabilir. Bu dönemlerin izlerini günümüzde de açık bir şekilde görmek mümkündür.
Ayıntap olarak bilinen eski kent, bugünkü Gaziantep'in 12 km. kuzeybatısında Dülük Köyü ile Karahöyük Köyü arasındadır. Yapılan arkeolojik araştırmalarda taş, kalkolitik ve bakır dönemlerine ait kalıntılara rastlanmış olması yörenin Anadolu'nun ilk yerleşim alanlarından birisi olduğunu göstermektedir.
Bir süre Babil İmparatorluğu`nun egemenliği altında kalan Gaziantep, M.Ö. 1700 yıllarında Hitit Devleti'nin bir kenti olmuştur. "Dülük" şehri ise Hititlerin önemli bir dini merkezi olduğundan ayrı bir önem taşımaktadır.
Gaziantep ve çevresi M.Ö. 700-546 yılları arasında Asur, Med ve Pers İmparatorluklarının yönetimine girmiştir. Büyük İskender'in Pers Devletini yıkmasından sonra Romalılar'ın, M.S. 636 yılına kadar da Bizanslılar'ın egemenliği altında kalmıştır.
Gaziantep, Kahramanmaraş'tan Halep'e, Birecik'ten Akdeniz kıyılarına ve Diyarbakır'dan İskenderun'a giden ana yollar üzerinde bulunduğundan, her dönemin kültür ve ticaret merkezi olma özelliğini korumuştur.
İslamiyet'in buralardan Anadolu'ya yayılmış olması ve Hz. Muhammed'in Peygamberlik mührünü görüp öpen ve O'nun vahiy katiplerinden olan Hz. Ökkeşiye'nin türbesinin Nurdağı ilçesinin Durmuşlar köyü yakınlarındaki bir tepenin üzerinde bulunması Gaziantep için ayrı bir önem taşımaktadır.
Hz. Ömer zamanında İslamiyet'in Arap yarımadası dışına yayılması için sürdürülen mücadeleler esnasında, İslam ordusu, Gaziantep yöresi ile Hatay'ı Bizanslılar'dan aldı. Böylece 639 yılında yöre halkı Müslümanlığı kabul etti. Hemen ardından kansız ve savaşsız Suriye ve Antakya yöresi de İslam kuvvetlerinin eline geçerek vergiye bağlandı. İşte Gaziantep'in ünlü Ömeriye Camii o dönemde fethin sembolü olarak yapılmıştır.
1071 Malazgirt Savaşından sonra bölgede Selçuklu İmparatorluğu'na bağlı bir Türk Devleti kurulmuştur. 1270 Yılında Moğolların istilası ile yıkılan kent, daha sonra Dulkadiroğullarının (1389) ve Memluklular'ın (1471) eline geçmiştir. 1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Memluklular'a karşı yapılan Mercidabık (Kilis yakınında) Meydan Savaşından sonra Gaziantep ve yöresi Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetimine girmiş oldu.
Osmanlılar döneminde çok sayıda cami, medrese, han ve hamam yapılmış, kent aynı zamanda üretim, ticaret ve el sanatları yönünden de ilerlemiştir. 1641 ve 1671 yıllarında yöreyi iki kez ziyaret eden Evliya Çelebi burada 22 mahalle, 8 bin ev, 100 kadar cami, medrese, han , hamam ve üstü kapalı çarşı olduğunu anlatır.
I. Dünya Savaşı sonunda, Gaziantep önce İngilizler daha sonra da Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Gaziantep Savunması, Ulusal Kurtuluş Savaşı tarihimizde yiğitlik. kahramanlık ve fedakarlığın ulaşılmaz abidesi olmuştur. Gaziantep Savunması, eşsiz kahramanlığı ile hem kendini hem de Güneydoğu Anadolu'yu düşman işgalinden kurtaran bir halk hareketi, milli birliğin ve benliğin bir şahlanışı olarak tarihteki yerini almıştır.
Adının Kaynağı
Eskiden Ayıntap olarak adlandırılan Gaziantep, adını tarihin derinliklerinden. sıfatını ise Milli Mücadeledeki kahramanlıklarla dolu müdafaasından almıştır.
Eskiden Ayıntap ve Aynitap adıyla yazılır, geniş halk kitlesi tarafından ise Antep ve Entap olarak söylenirdi. Gaziantep'in yetiştirdiği ünlü ilim adamı tarihçi Bedrüddin Ayni'nin ifadesiyle Gaziantep'in eski adı ve asıl adı “Kala-ı Füsus"tur. "Kala-ı Füsus" yüzük kalesi demektir.
Bir başka rivayete göre buranın halkına zulüm eden Ayni adında kötü bir hakimi varmış. Bir çok uygunsuz işler yaptıktan sonra ettiklerine pişman olmuş, tövbe etmiş ve yörede yaşayan halk tarafından "Ayni tövbe etti" denmiştir. Daha sonra Ayni tövbe, Ayıntap olarak kalmıştır.
Bir başka rivayete göre ise Ayıntap adını suyunun güzelliğinden ve bolluğundan almıştır. Ayın: pınar, kaynak ve suyun gözü anlamındadır. Tap ise: parlak ve güzel anlamındadır. Bundan dolayı ayıntap güzel pınar ve güzel kaynak manasına gelmektedir. Yine Tap: güç ve takat anlamına da gelmektedir. Şehre suyunun bolluğundan dolayı bu isimin verildiği söylenmektedir.
Bir başka rivayette ise şehrin eski adının Hantap olduğu söylenir. Tap: güç, takat ve arazi anlamında da kullanılmaktadır (Kelime tap ve tapkır olarak Gaziantep'in köylerinde halen kullanılmaktadır). Buna göre Hantap; han toprağı manasına da gelmektedir. Hantap zamanla Antap ve Antep olmuştur.
Kurtuluş Savaşı'nda halkın göstermiş olduğu üstün kahramanlıklar sebebiyle şehre 8 Şubat 1921 tarihinde T.B.M. Meclisi tarafından "GAZİ"lik ünvanı verilmiştir. Layiha-i Kanuniye'nin l. Maddesi "Ayıntap livası merkezi olan Ayıntap kasabasının namı Gaziayıntap'a tahvil olunmuştur." Böylece de Antep, Gaziantep olmuştur. |
|